HALAYLI

Hangi bağın bağcısını dövmüşler söyle
Hangi daldan düşmüş güvercin, kanadı kırık?
Daha yolun başında, bu ne bıkkınlık?
 
Dikenli teller halay çekiyor yüreğinde, ağla.
Acılar nehir, atla.
Kuşlar umrumda değil,
hayat kısa,
anla!
 
1.50 boyumdan büyük, bütün sözler.
Siyah beyaz yaralı düşler…
Ne kadar çabalasak boş, ikincil bir yenilik yakışmıyor üstümüze.
Beden büyük, kalıp dar.
Tümcelerin sonunda yarım uyaklar…
 
Ruhunu hissediyorum,
çürük bir elmanın.
Ağlıyor bütün limonlar eksik yaşlarıma.
Evet, küçüğüm
daha çocuğum…
Ve ellerimde çiçekler,
Peşimde bostancı
Yalnızlığımı arıyorum..!
 
Önüm, arkam
Sağım, solum.
Çok kalabalık bir
istasyonum.
 
Paslanmış telleriyle acıyı inliyor piyano dinle.
Ve söyle
Hangi bağın bağcısını dövmüşler…
Hangi akşamın ufkundan dönmüşler?
Yalnızlığı anlıyorum henüz İstanbul’u dinlemeden.
Vapurlar kalkıyor kollarımdan, kollarına.
Üsküdar’da bir garip muhacirim,
Sen Beşiktaş güzeli.
Ve durma,
Yalvarırım söyle,
Daha yolun başında bu ne bıkkınlık?
 
Oysa daha halay çekecektik,
Kol kola…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir