Kör tilki mor kedi

Aman da aman, kimler gelmiş?
Kör tilki, mor kedi…
Söyleyin hele,
Bu ne kurnazlık?

Yeni yıla saatler kala,
yüksek derecede yıkanmış meydanlar çekiyor; yeni gelin!
Havai fişekler, sokak lambalarına saklanıyor.
Haydi soyun,
Kar yağıyor…

Kalkamayan trenlerin hüznü var mıdır tozlu peronlarda?
Haydarpaşa’yı yakan bu hüzün müdür peki çaktırmadan?
Sorular, sorular beynimi yiyor,
Değil misin gecesefası,
Değil misin boğazıma dolan,
Değil misin İstanbul’da bir gece yarısı..?

Yollar çakıl,
Yollar çamur,
Yollar asfalt,
Yollar taştan.
Yollar yürümeye gelmiyor,
Çıkıyor baştan.
Öyleyse koşalım…

Saklı mı o,
Saklı mı bu,
Saklı mı bütün hediyeler?
Neden kimse tutmuyor elimden,
Hani dostlar,
neredeler?
Sen de olmasan diyorum,
Olmamaya yüz tutuyorsun neden?
Koca bir yıl yalnızdım,
Yılın yenisi bu,
Yine mi bir başımayım ben?

Hadi kalk küçük hanım,
geyik yapalım kağıttan.
Peş peşe salalım gökyüzüne,
Kağıt kırılmaz,
Kartona yazık.
Bakalım kimin geyiği kime düşman?

Hem belki an olur da yanılırız biraz.
Öyle ya,
Noel Baba çok içer belki,
Verir mutluluğa dair vaaz?
Yine de rakı kadehleri hiç eksilmesin palyaçoların düşlerinde.
Düşlerde de olsa kalsın beyaz mutluluklar biraz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir