VAVEYLA

Derenin boyunu bilemem de
bizim burada ne kavak bıraktılar
ne tek dalda yaprak.

Çimentoya su kattılar; beton.
işçiye yevmiye
iş makinesine mazot
ihale süresi filan derken
yer teslimi tez geldi
iş bitiminden önce, yok olduk.

Neden anlatıyorum ki ben bunları sana?
sen arkasını yansıtan bir aynasın aslında.
gri duvarların önünden geçiyorsun,
sana bakan gri bir duvar görüyor senden öte,
hepsi bu.
toprağa basmıyor ayağın.
burnun bilmem kaç karış eksik…
saçlarını savuran değil rüzgar,
egsoz gazı.
çöl olup kurudun.
yok artık sana bir tas su.
hepsi bu.

Çocuktun, büyüdün.
sabahtı, akşamdı, yaşadın.
dünden mirastı aldığın, unuttun.
ne kalacak senden yarına, düşün.
derenin boyunu
senin, yarınını bilemem de…
bizim burada ne kavak bıraktılar
ne tek dalda yaprak.
budur heybemdeki zulüm.

Kollarımı açıp iki yana
yüzümü vursam yola…
haykırsam.
bilmem kaç metre derine hapsolmuş Gaia, duyar mı sesimi?
kollarımı açıp iki yana
vaveyla, vaveyla…
ne fayda?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir